
Enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve küresel rekabet baskısı, sanayi kuruluşlarını üretim süreçlerinde daha bağımsız çözümler geliştirmeye yöneltiyor. Özellikle çatı tipi güneş enerjisi santralleri, arazi GES projeleri ve hibrit enerji sistemleri, fabrikaların yalnızca elektrik giderlerini azaltan yatırımlar olmaktan çıkarak uzun vadeli rekabet stratejilerinin önemli bir parçası haline geliyor. Sektörün önde gelen şirketlerinden birinde enerji direktörü olarak görev yapan İsmail Yazıcı, "Sanayide artık en önemli rekabet unsurlarından biri yalnızca üretim kapasitesi değil, enerjiyi nasıl yönettiğiniz ve ne kadarını kendi kaynaklarınızdan üretebildiğiniz olacak." diye konuştu. ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için elektrik maliyetleri, toplam üretim giderlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Bu nedenle sanayi kuruluşları, elektrik fiyatlarındaki oynaklığın etkisini azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına hız veriyor. Çatı ve arazi tipi güneş enerjisi santrallerinin yanı sıra rüzgar ve hibrit sistemlerin üretim tesislerine entegre edilmesi, işletmelere hem maliyet avantajı hem de daha öngörülebilir bir enerji yapısı sağlıyor.Geçmişte enerji yatırımları maliyet kalemi olarak görülüyordu.
Bugün ise kendi elektriğini üreten tesisler, hem enerji fiyatlarındaki belirsizliklerden daha az etkileniyor hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir rekabet avantajı elde ediyor. 100 milyon doları aşan enerji yatırımlarında yer alan Yazıcı’ya göre, önümüzdeki dönemde sanayide enerji bağımsızlığı, şirketlerin büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olacak. İSMAİL YAZICI: YENİLENEBİLİR ENERJİ, ARTIK SADECE ÇEVRE YATIRIMI DEĞİL Avrupa pazarında sürdürülebilir üretim beklentilerinin giderek yükseldiğine dikkat çeken Yazıcı, enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, ticari bir gereklilik haline geldiğini söyledi.
Sanayi kuruluşlarının karbon ayak izini azaltmaya yönelik adımlarının ihracat pazarlarında da belirleyici olacağını vurgulayan Yazıcı, yenilenebilir enerji projelerinin uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan etkilediğini ifade etti.Rüzgar, güneş ve hidroelektrik başta olmak üzere büyük ölçekli yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi, sanayi tesislerinin modernizasyonu ve sürdürülebilirlik programlarının yürütülmesi alanlarında uzun yıllardır görev yapan ve enerji yatırımlarının üretim süreçleriyle entegre edilmesi üzerine çalışan İsmail Yazıcı’ya göre, yenilenebilir enerji artık yalnızca karbon emisyonlarını azaltan bir yatırım olarak değerlendirilmiyor. “Bugün doğru planlanan enerji projeleri; maliyet yönetimi, arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabet açısından şirketlere stratejik avantaj sağlayan temel yatırımlar arasında yer alıyor." dedi.


Yorumlar kapalı.